Hastalığın Tanımı: Sığır, koyun, keçi, manda, domuz ve vahşi tüm çift tırnaklı hayvanlarda görülebilen; hasta olan hayvanlarda et, süt ve işgücü kaybına neden olan; özellikle ağız, tırnaklar ve memelerde vezikül ve erozyonlara sebep olan; buzağı, kuzular ve bazı hassas ırklarda ölümlere yol açan, çok bulaşıcı ve ihbari mecburi viral bi hastalıktır.Hastalığın Etkeni:
Şap hastalığına, en küçük virüs tiplerinden biri olan picornavirüs ailesinde yer alan bir virüs sebep olmaktadır. Şap virüsünün A, O, C, SAT1, SAT2, SAT3 ve ASYA1 olmak üzere 7 alt tipi bulunmaktadır. Bölgemizde hastalığa en çok sebep olan A ve O tipidir.
Hastalığın Bulaşması: Hastalığın yayılması 3 şekilde olur:
- Doğrudan bulaşma: Hasta hayvanın ağzından akan salya akıntısı, idrarı, dışkısı, sütü ve oluşan veziküllerin patlaması yoluyla olur.
- Hava yoluyla bulaşma: Hastalık, rüzgar ile bulaşabilir.
- İndirekt bulaşma:
a) Kuşlar, fareler ve yaban domuzu ile
b) Hastalık etkisi ile bulaşık yem, ot, su vb materyal ile
c) Çeşitli hayvansal ürünlerle bulaşma olmaktadır.
Hastalığın Belirtileri: Hastalık sığırlarda daha şiddetli seyreder. Hastalığın ilk devresinde, hayvanlarda 40-41°C ye çıkan ateş görülür. Ateşli dönemden sonra ağızda oluşan veziküllerden dolayı iştahsızlık ve depresyon görülür. Bu veziküllerden ip gibi uzayan salya akıntısı başlar. Ağız açıldığın dil, dudakların iç kısmı, diş etleri, yanak ve damakta lezyonlar görülür. Bu durumu zaman zaman tırnak arası bölgede ve memelerde vezikül oluşumu takip eder. Bu veziküller oluştuktan sonra 24-48 saat sonra patlar ve yaralar iyileşmeye başlar. Tırnak arası lezyonlardan ötürü topallık görülür. Bölge şiş ve ağrılıdır. İyileşme başladıktan sonra bile, birçok durumda kronik topallık, tırnak yapısında kalıcı hasar, bazen de tırnak düşmesi görülebilir. Hastalık memelerde şekillendiği zaman memeler şiş, kızarık ve ağrılıdır. Sağım esnasında veziküllerde patlama olur ve iyileşme başlar. Bu dönemde çoğunlukta mastitis şekillenir. Sütte %25 civarında verim düşüklüğü görülür. Buzağılarda kalp kasındaki dejenerasyona bağlı olarak ölümler görülebilir.
Koyunlarda hastalık benzer belirtilerle seyreder, fakat daha hafif seyirlidir. Ağızdaki lezyonlar daha çabuk kaybolan niteliktedir. Çoğu zaman tırnaklar daha duyarlıdır ve topallık klinik belirtilerin başında yer alır.
Teşhis: Klinik belirtiler şap hastalığından şüphe ettirir. Kesin teşhis, labaratuvara gönderilen marazi maddenin değerlendirilmesi sonucu konulur.
Korunma: Virüsün dayanıklılığı sebebiyle, hastalıkla mücadelede temizlik ve dezenfeksiyonun önemi büyüktür. Ön temizlik yapılmadan kimyasal maddelerle yapılan dezenfeksiyon gerekli etkiyi göstermez. Dezenfeksiyon öncesi, ahır içerisinde buluna dışkı, yataklık ve altlıklar temizlenmelidir. Yapılan bu çalışmaların yanında, hastalıktan korunmada en önemli faktör aşılamadır. Koruyucu aşılama, Bakanlığımız tarafında kampanya şeklinde yapılmaktadır. 2. ayını doldurmuş tüm sığırlar 6 ayda bir aşılanmaktadır.
Ülkemizde Trakya bölgesinin şap hastalığında aşılı arilik statüsü kazanması için Bakanlığımızca yürütülen çalışmalar neticesinde hastalık kontrol altına alınmış, Kasım 2007 tarihinden itibaren bölgede şap hastalığı görülmemiş ve Trakya bölgesi, Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı tarafından 27 Mayıs 2010 tarihinde “ Şap Hastalığından Aşılı Arilik” statüsü kazanmıştır. Bu tarihten sonra, Anadoludan Trakya bölgesine, kesim amaçlı sevkler ve kurban dönemi dahil olmak üzere, şap hastalığına duyarlı canlı hayvan sevklerinde çok sıkı tedbirler getirilmiştir. Bakanlığımızın belirlediği koşulları yerine getiren yetiştiriciler, Trakya bölgesine canlı hayvan sevki yapabileceklerdir. 2010 yılı içerisinde ülkemiz genelinde, Trakya bölgesine, gerekli şartları yerine getirerek canlı hayvan nakli, sadece ilimiz Gerze ilçesi Yenikent beldesinden gerçekleştirilmiştir.
Tedavi:Ağız, meme ve ayak lezyonları antiseptikli solüsyonlarla yıkanır. Tedavi amaçlı antibiyotik ve vitaminler verilir. Hasta hayvanların önlerinde bol su bulundurulur ve yumuşak gıdalar verilir.
|