|
Geçtiğimiz Cuma günü bütün camilerde, Kerbela olayını anlatan hutbeler okundu. Bin türlü olayla boğuşan günümüz Müslüman’ı, maalesef zamanın cenderesi içinde o korkunç olayın her an kalplerinde yaşaması gereken bir acı olduğunu da unutuveriyor.
Kerbela, Hz. Ali’nin mübarek evladı, Hz. Peygamberin torunu olan Hz. Hüseyin’in şehit edilmesi değildir sadece. Dünya tarihindeki en büyük ihanet olaylarından biridir. Bu ihanet sonucu bir peygamber torunu ile birlikte 70 yiğit Müslüman’ın şehit edilmesidir.
Kufeliler, Hz. Hüseyin’e haber gönderirler; “Ey Peygamber torunu! Kufe’ye gel! Sana biat edeceğiz!” derler. Bağlılık mektupları yazarlar. Bu mektuplara güvenen Hz. Hüseyin, yanına aldığı 70 taraftarı ile Kufe’ye doğru yola çıkar. Ama Kerbela mevkiine geldiğinde öğrenir ki kendisine başlılık haberleri gönderen Kufeli Müslümanlar çoktan saf değiştirip Yezid’in safına geçmişler, onun valisi Ubeydullah Bin Ziyad’ın emrine tabi olmuşlardır.
Yani ihanet etmişlerdir.
Hz. Hüseyin ise onların ihaneti üzerine etrafını saran Yezid’in ordusun karşı bir avuç Müslüman’la birlikte savaşır ve şehit olur.
İhanet, İslam tarihi boyunca çok farklı şekillerde hep karşımıza çıkar. Müslümanların ihaneti, Müslüman liderlerin ihaneti hiç bitmez. Kerbelalar bir biri ardına gelir.
Camilerde Kerbela hutbesi dinleyen Müslümanlar, günümüzün Kerbelalarını idrak edemezler.
Müslümanları kandırıp, onlara din-iman adına nutuklar atıp, onların desteği ile iktidar koltuğuna oturup sonra da Irak’ta 3 milyon Müslüman’ın kafir kurşunu ile öldürülmesine zemin hazırlayanların yarattığı yeni Kerbelaları görmezler.
Kerbelalar bitmez.
Kerbela ihaneti de bitmez.
Libya’da on binlerce Müslüman’ı, Haçlı güruhu istedi diye birbirine kırdırıp, onların kanları üzerine koltuklarında rahat oturanların ihanetini de görmez bugünkü Müslüman.
Bunun da bir Kerbela olduğunu anlamazlar.
Kerbela, Müslüman’ın Müslüman’a ihaneti sonucu onlarca şehit verilmesi değil midir?
O halde “Müslüman’ın Müslüman ihaneti sonucunda Irak’ta, Libya’da, Suriye’de öldürülen Müslümanların dramı da bir Kerbela değil midir?
Dün kol kola verdiğimiz, aynı masada yemek yediğimiz Müslümanlara “gâvurlar böyle istedi diye” kurşun sıkmamız bir Kerbela değil midir?
Bilin ki bugün ki Kerbelaların mimarlarının sıktığı kurşun bir gün kendilerine dönecektir.
|